Kategori Arşivi e-Marka Yazıları

Techno Logic/Sosyal Medyayı markalar nasıl doğru kullanılabilir?

Nettaktik’ten Yetkin Şekeroğlu ile sosyal medyayı markaların nasıl doğru kullanabileceğini konuştuk.

7 Aralık 2011 tarihli röportaj

Techno Logic Röportaj

Televizyon, uydu alıcısı ve müzik sistemleri üreten Atmaca Grubu, şimdi de Sunny ve Woon markasıyla bilgisayar üretimine başladı. Atmaca Bilgisayar Genel Müdürü Yetkin Şekeroğlu ile bilgisayar sektöründeki hedeflerini konuştuk.
Yıl:2008

e-Dünya’da Keşfe Çıkmaktan Korkmayın

Yine dönüp dolaşıp kriz gündemi ile yaşıyoruz. Rekabet şartlarının
ağır maliyetleri yetmezmiş gibi, para piyasalarındaki dalgalanmaların stresi sardı tüm işletmeleri. Herkes, kendini bir savaşa hazırlıyor gibi…
Acımasız bir savaş…
Tarihte de bu tür krizler olmuş birçok kez.
Bu tür krizleri aşmanın en bilindik yolu, yönetenlerin tezelden orduyu toplaması ve sefere çıkarak stratejik olarak kaynağa ulaşmak olmuş. Ordu ile topyekün hareketin pahalı ve zahmetli maliyetine rağmen, yüzyıllar boyu bu kaynak arayışı hiç bitmemiş. Zira, ordunun gidebildiği en uç noktaya kadar ulaşmışlar. Bir yerden sonra, deniz ile sınırlanmış bu hareket kabiliyetini.
Orta Çağ sonu ve Yeni Çağ başlarında’’ kaşiflik’’ diye bir meslek türü çıkmış. Bu korkusuz ve meraklı insanlar,  bilimsel sorgu tekniğini kullanarak organize bir şekilde ülkelerinin yeni kaynaklar bulmasına çok büyük fayda sağlamışlar. Zenginleşmişler, yönetsel kurallar ile bu zenginliği sürdürülür kılmışlar. Kendi toplumunun refahı için, yüzyıllar süren kaynak tüketimini tekelden yönetmek için daha çok kan dökülmesine de neden olmuşlar. Sonuçları  Somali’de hala yaşanıyor.
Günümüzde savaşlar ekonomik büyük düşünler için yapılıyor. Silahlar evrim geçirdi. Ekonomiyi besleyen kaynak arayışları da.
Artık internet var.
Keşfedilmemiş  kaynakları, markaları ve kocaman bir sınırsızlık uçsuz bucaksız  faydaları barındıran internet.
e-ticaret ve buna bağlı internet projeleri, fikirleri küçük işletmeleri keşfedilen ve keşfeden kılıyor.
Daralan, fiziki ve konvansiyonel ticari kaynaklar internet projelerine kayıyor.
Her işletmenin kendisini bir fırsat olarak algılatacağı gibi, fırsatı ve kaynağı bulabilecek nitelikte fikirsel keşifler yapabiliyor.
Beyniniz, bir Kaşifin beyni gibi çalışmalı.
Doğru soruları sorarak, bir tarayıcıyı kullanarak cevap arayabiliyorsunuz. Dökümanter hafıza, size mutlaka bir rota çiziyor.
Kendinize keşfedilmemiş pazarlar kaynaklar bulabiliyorsunuz.
Bu yeni ekonomik kaynak savaşında kansız ve tamamen iş fikrinizin sponsorluğunda, hayal gücünüzün stratejik eylem planına dönüşmesi ile yol alıyorsunuz. Para kazanıyor ve kazandırıyorsunuz.
Tek şart iş fikrinin yani rotanın düzgün çizilmesi.
Gözünüzü korkutacak tek şey sizden daha iyi fikirlerin daha önce hayata geçmesi.
Sanal dünyada keşfe çıkmak, kaynak arayışlarında ısrarcı olmanın da bir maliyeti var tabi ki.
Ama kan yok, silah yok, korsan yok, yok edilmesi gereken bir engel yok.
Tek engel, insan beyninin tutuculuğu.
e-marka olmak, e-iletişim tekniği ile e-dünyada keşfe çıkmak….
Özgür ve yenilikçi olmak…
Korkmaya gerek duyulacak kavramlar gibi durmuyor.
Biraz cesaret…ve iş fikrinizi çok küçük maliyetler ile keşfe çıkarmak…
Denemekten korkmayın…Sanal dünyada keşfedilecek çok şey var.

e-marka olmak
Yetkin Şekeroğlu

PazarLAMA

Konumuz PazarLAMA,
Mevcut varlığı ile, dünyadaki en zor kavramdan bahsediyoruz.
Başarılı olma ve olmama sonuçları arasında farklılıkların olduğu,
her işletmenin temel sorunu olan, Satabilme ihtimali üzerine kurgular, fikirler ve kavramlar bütünü…
Nasıl ve kime satarım sorusu ile yaşayan bir insan olarak, hayatım boyunca hep bu farazi kavramları objeler ile birleştirrek proje üretme odaklı yaşadım…
Proje adamı ”Yetkin” de diyebilirsiniz…
İşimde iyi miyim?
Bence Evet
Kitlesel düşünce de, böyle cevap verdi çoğu projede…
Satış başarısı bunu gösterdi…
Ama Patronlarımı memnun edebildim mi?
HAYIR
Bir kere peşinen projeyi ilk sunduğumda katı bir defans anlayışı olmuştur hep…
Anlıyorum…
Muhalefet doğru sonuca ulaşmanın sağlamasıdır.
Hadi defansı aştık ve taarruza geçtik diyelim…Golü de atsak memnun olmayan bir Yönetici kitlesi ile çalışmak kaderim mi diye düşünürken sonunda anladım;
Yanlış olan şey…Bizleri sonuca götüren, başarıların etkilerinin tatmin edici olmaması…
Sonuçta, hayatı boyınca amatör kümeye mahkum yapılarda gol kralı olsanız ne yazar..
Maç almışsın…Gol atmışsın…Sevinmişsin ne çıkar…
Sana defansif oynayanlar, rakiplerden gelen ataklara buyrun geçin misali davranırlar ise 10 tane gol atsan neye yarar…Ya 11 yersin,ya 10 yada 9….
1-0 olsun bizim olsun lafı benim için çok değerli…
Ben heyecanı ile üreten stratejisi eksik bir PazarLAMA’cıyım…
Yaptığım işi katı defans anlayışı ile anlamsız kılan  takımlarda oynadım hep…LAMA onları temsil ediyor…Çünkü hep tükürdüler…
e-marka nız için Cesur olmanız lazım…
Çünkü, anında oyundasınız.
Seyirci etkisi sizi yönetiyor.
Sitenizi(maçınızı) takip edenlerin, alkışlarının anlamını iyi okumak gerekiyor.
An’a duyarlı olmanız, yolculuğunuzda hedefe varmanız konusunda en önemli yön verici olacaktır.
Cesaret, Akıl ve Uygulamalardaki incelikler, sizin kontrolünüzde gidebilceğiniz bir yol açıyor.
Vefa !
Tabiki yok…Unutmayalım ki acımasız bir tüketici kitlesi ile karşı karşıyayız…
Çılgın, bir o kadar bonkör olan bu tüketicilerin size güvenebilmeleri için, onları duyduğunuza emin olmaları gerekiyor.
İnandırıcılığı da ”google” ve buna benzer arama motorlarında sordukları sorular ile kontrol ediyorlar.
Aman dikkat edelim e-markanız sorulduğunda, olumsuz bir yorum ile karşılaşmasınlar.Karşılaşsalar bile sizin duyarlı olduğunuzu hissetsinler.
Sizi seyredenlerin sizi yönlendirmesine izin verin, ama stratejiniz ile maçı  doğru sonuçlandıran siz olun…
Şovunuzu yapın…
En kötüsü 1 gol atın, ama hiç gol yemeden atın ki, anlamı olsun…
İnteraktif ve süresi çok uzun olan bu maçlar zincirinde PazarLAMA  projelerinizdeki LAMA larıda uzak tutmayı sağlamalısınız…
Bol galibiyetli maçlar…
e-Marka,e-pazarlama
Yetkin Şekeroğlu

Ezber Sizi Bozmadan

İş dünyasında klasikleşmiş uygulamalar vardır.

Özellikle; yeni yatırım sürecinde girişim içerisinde bulunanlar,  başlangıç sürecinde en bilindik metod ile başlar girişimine…

Rakipleri gözlemler ’’Amerika’yı Yeniden Keşfetmeye Gerek Yok’’ deyimini sloganlaştırırlar.

Hatta bir adım öteye gidip keşfi tam bir kopyaya çevirirler.

Markalarını, ürünlerini,muhasebeleri,çalışan profillerine kadar hatta ve hatta mümkün ise en iyi gördükleri rakibe, en yakın yerde konumlanarak bir yarış içerisine girerler.

Bu iletişimin ve tüketici bilincinin yerine oturmadığı toplumlarda kabul edilebilir bir girişim tekniği olabilir.

Ama ya bugün…

İnternetin ve bilgi edinmenin bu kadar kolay ve yaygın olduğu düzende bunu yapmak bir girişimci için sonun başlangıcıdır.

Hele hele bir de içerik dediğimiz dökümanter bilgilerin kopyalanması konusu, başlı başına bir son demek olur.

Neden mi ?

İş modelini belli oranlarda taklit edebiliyorsunuz ancak özellikle internet site içerikleri ve e-ticaret içerikleri kopyalamak ciddi ve ceza gerektirir bir suçlu konumuna düşürüveriyor bu ‘’Ezberci Girişimcileri’’

Sadece internet dünyasında değil, hayatın her aşamasında özgün ve farklı olmak adına, kolay yöntemlerden uzak durulması hayatı gerçek anlamda kolaylaştıracaktır.

Sadece girişimci için değil, tüketici, takipçi için de kolaylaşacak.

Yeni ve özgün yaklaşımlar hafızalarda tutunur, hafızada tutunmak; markalaşma yolu ve bilinci oluşturur.

Özellikle, e-dünyada ezber ve kopya teknikleri hiçbir yere tutunamaz.

‘’Ezber Sizi Bozmadan Siz Ezberleri Bozun’’

Yetkin Şekeroğlu

e-marka olmak

Marka İçin e-Cennet Yolu Adım 3

Evet sizin için küçük ama işletmeniz için büyük adım, 3. Adım ile başlar
Artık anlama, anladıklarınızı uygulama zamanı…
Kendinizi doğru anlattığınız sürece sizi anlayanlar e-işletmenizde izlerinizi satın alacaklardır.
Doğru ürün, Doğru fiyat,Doğru Hedef kitleye…
Yani hep doğru olmalı ki sonuçlarına değsin.
Bugüne kadar edindiğiniz çevreyi, sosyal etkinliğinizi becerileriniz ile süsleyerek internet dünyasında kendinizi kabul ettirme zamanı.
Reklam her zaman bir seçenektir.
Güven sağlar, hele konuşulacak ölçüde bir hikaye üstüne kurgulanmış ise hız kazanır.
Ama TAVSİYE …
Evet, internet dünyasında reklam ve tavsiyeyi tetiklemenin en doğru yolu, sosyal çevrenizden geçer. Hele, bu sosyal çevreyi doğru bir strateji ile yönlendirebiliyorsanız. Kontrol sizde ise… Markalaşma sürecinde adımlarınız hızlanır ve hedefe ulaşmak için deponuzu moral ile doldurursunuz.
Çünkü e-işletmeniz için ürettiğiniz her türlü içeriğin beğenilip beğenilmediğini, sizden çıkan fikirlerin değer görüp görmediğini anında ölçeklendirme şansı başka hiçbir mecrada yok.
Sosyal Ağlarda doğru ve stratejik bir temsil, sizi markalaşma sürecinde aklınızın alamayacağı yerlere, aklınızın alamayacağı bir hız ile götürür.
Örnek mi?
Bir çok şarkı ve şarkıcı internette patladı.
Şöhret o kadar bağırarak geldi ki, hiçbir prodüktör önünde duramadı.

CHP li Muharrem İnce yi tanımayan yoktur.Halbuki bu milletvekilimiz kürsüde ve TV de onlarca kez konuşurken dikkat çekmezken. Facebook da paylaşanın elinde kaldı. Bence grup başkan vekilliğini” Sosyal Medyaya” borçlu. Siyaset erki, sosyal medyayı doğru algılayabilse idi şuan bu sosyal popülerlikle CHP genel başkanı bile olurdu.
Ama unutmayalım ki…
Sosyal medya doğru işi çok kolay algılıyor…Sonrasında da cilalıyor…
Yeter ki iş DOĞRU olsun.
Gerisi bizlerin….
Yani,Sosyal Medya Takipçilerinin işi…

Marka için e-Cennet
Yetkin Şekeroğlu

Marka İçin e-Cennet Yolu Adım 2

Fikir Tamam, doğru yazılımı da seçtik, sitenizi ziyaret edenlerin sizi güven ile algılayacakları tasarım da tamam olduğuna göre…Sıra sonraki adımları doğru bir strateji ile atmaya geldi.
Strateji neden önemli çünkü bastığınız zemin tamamen sanal.
Sanal zeminin de yaşı ve kurusu var,
Örneklememizi bir e-ticaret sitesine göre yapacak olursak ticaretin kurallarına göre işleyecek stratejik iş planımızı ve uygulama bölümlerini iyi kurgulamamız gerekir…
İş otaklarımız ile anlaşmalarınızı yapmamız gerekiyor.
Ekonomik maliyet ile bir lojistik anlaşması, gönderilecek ürünlerimizin ambalajları, müşterilerimizi avantajlı olduklarına ikna edecek bol ve alternatifli ödeme seçenekleri veya alternatifsiz ama gerçekten avantajı bir bakışta hissettiren bir ödeme seçeneği.
Ve mutlaka gerektiğinde güvenilirliğinizi pekiştirecek bir telefonda danışma hattı.
Bu anlaşmaları iyi yaptığınız taktirde ilerde bir pazarlama konusu olarak işleyebileceğiniz malzemenin de hazırlığını tamamlamış oluyorsunuz

‘’ücretsiz kargo’’, ‘’X karta +5 Taksit’’, ‘’Y kartta taksit atlatma’’ gibi örneklerin  sitenizde sloganlaştığını ve bu cazip şartların  yeni müşteriler çekmek için, memnuniyet mekanizmasını tetiklediğini düşünsenize…
Ve en önemlisi tedarik ettiğiniz veya ürettiğiniz ürünlerde farklı ve iddialı olduğunuzu hissettirmek.
Bir ürününveya fikrin markalaşmasında iddialı olması çok önemli .
Bu iddianın bir standardı var mı?
Tabi ki yok.
Ama, ne kadar çoğunu sağlayabiliyorsanız o kadar hız kazanırsınız.
Bence bu konu üzerinde çok konuşulması gereken bir konu.
İddia fiyatta mı?
Kalitede mi?
Bunun bir matematiği var !
Bu hedef kitlenize göre değişken olmak ile beraber, kolay hesap edip yorumlayabileceğiniz ve sonuçlandırabileceğiz bir problem.
Hesaplayalım mı ?
Sattığınız üründe rakiplerinizin durumu da önemli ama bir genel kullanımlı yani daha zor olabilecek bir klasmanda hesap yapalım..

En ucuz ve kalitesi vasatın altında algılanmakta olan ürününün fiyatı 5TL
Ortalama fiyat ve kalite algısı olan ürünün fiyatı 10 TL
Pahalı ve kalite algısı yüksek ürünün fiyatı 15 TL olsun…
İddiamız da ‘’en az %30 kaliteli %30 Daha ucuz’’ olmak

15 TL ye algılanan ürünün marka değerinin o ürünün üzerindeki baskısını avantaja çevirmemiz gerekiyor.
Biz 15 TL lik ürün gibi kaliteli görünen, onun gibi ambalajlanmış ürünü 10 TL ye Teknik olarak sunabiliriz.Buna göre reklam stratejinizin başarılı olması durumunda aslında hiçbir ekstra maliyete katlanmadan normalde satılan bir fiyata satmış olduğunuzu hatırlatarak,tüketici algısında aşağıdaki sonuçlara ulaşabilir miyiz ?
15 TL ye algısı oturmuş ürünü 10 TL ye satarak %33 avantaj ile satarken,
5 TL ye algısı oturmuş ürünü 10 TL ye satarak vasat olan algıdaki ürün grubunu %50 avantaj ile tüketici yorumuna sunmuş oluyoruz.
Ne mi yaptık,
Biraz dikkat, biraz gözlem, biraz da emek vererek işimizi doğru yaptık ve bir pazarlama stratejisi oluşturduk.
Bunu süslü ve dikkat çeken bir iddia ile sunduk.
Fiziksel dünyada sıkça uygulanan bir tekniği e-dünyada, e-markanız için kurguladık.
e-cennete ulaşmak için, e-pazarlama startejinizin doğru kurgulanması, yolunuzdaki engel sayısını azaltacaktır.

Ne sattığız değil,nasıl sattığınız önemli…

e-Kavramlar
Yetkin Şekeroğlu

Marka için e-cennet yolu Adım 1

e- marka olmak sanıldığı kadar kolay bir şey değil. Ama zor hiç değil…..
Sadece yapılması gerekenleri yapmak ve atılması gereken adımları, doğru ve zamanında atmak gerekiyor.
Daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi önce doğru bir fikir altyapısı gerekiyor.
Fiziki dünyada üretilen her türlü ürün ve hizmetin veya iş modelinin e-dünyada temsili doğru kurgulanmış stratejiler ile başarıya ulaşabilir.
Fikir tamam ise yola çıkma zamanı…
Cebimizdeki parayı da doğru kullanmamız gerekiyor .Önce bir hesap yapalım ekonomik bir bütçe ile e-marka olmak ve e-cenneti yaşamak için, her adımı doğru planlamamız gerekiyor.
Bütçe de tamam ise
İşte ilk adım….
Arama motorlarında indekslenme kabiliyeti yüksek , anahtar kelimelerin savaşına göre tasarlanmış bir yazılım…
Neden mi ? Başta, Google (Zorunlu İstikamet) buna göre yapılanmış bir kurtlar kazanı.
İnternette hedef kitlenizin sizi kolay bulması için, şansı yüksek, sizi temsil edecek, fark ettirecek kelimeler üzerinde bir strateji oyunu oynamanız gerekmekte…
Bu konuda kelimeleri kolay algılatacak bir yazılım altyapısı yaptırmanız ki zor olan bir yol,yada bunu zaten yapabilen bir yazılımı kiralama yolu ile fikrinizin taşıyıcısını konumlandırmanız gerekecek.
Ardından, yazılımınızın insanlar ile iletişiminizdeki en önemli faktör, yani tasarım geliyor…
Unutmamak lazım ki, tasarımınızın, işiniz düşünülerek yapılmış olması, kolay kullanılıyor olması, hızlı olması sizi ziyarete gelenin güven ve ikna olma algısını yükseltecektir.

Buda size futbol deyimi ile topu hep santradan başlatma avantajını sağlayacaktır.

Bu iki konu (Yazılım seçme ve uygun bir tasrımla taçlandırma) e-cennete ulaşmanın ilk adımı.

e-marka olmak
Yetkin Şekeroğlu

Markalar İçin Erkek….

Sıra ,devasa güçleri yöneten, gücün sembolü olan Erkeklerin Markalar için ne anlama geldiğinde….
‘’Marka İçin Kadın ‘’ yazımızda kadınların Markalar için nasıl bir GÜÇ olduğunu özetlemiştik.
Güce ulaşmak için çok çalışmak gerekir.
İş dünyasında kadının ağır sorumluluklarından dolayı çok çalışmak ve/veya kariyer hedeflerinde güce ulaşmaları çok kolay bir şey değil.
Bunu birinin yapması lazım.
İşte ERKEK olmak bu noktada kavram olarak tamamlayıcı bir faktör olarak göze çarpıyor.

Markaların kadınların alışveriş merkezinde yer alabilmeleri için Erkeğin katalizörlüğüne ihtiyacı var.

Ezberci zihni ile erkeğin algısına ulaşıldığında,önerme yapabileceği bir ekonomi uzmanı olması misyonu ortaya çıkıyor.
Erkek baskın bir dünyada yaşadığımız gerçeğinden yola çıkarak,şu sonuca varabiliriz.

Markaların satış sonucuna ulaşması için Para kaynağına en kısa yoldan ulaşmaları şartı vardır.

Ekonomik güç kaynağı Erkekte, kaynağı kullanma gücü Kadında…

Yani, hayatın Erkelere yüklediği misyon ile, fiziksel mücadele gücü ile paraya çevirdikleri enerjilerini…Kadın için veya kadının tercihlerine gore harcanan bir doğa deviniminden bahsediyoruz….

Markalar erkekler üzerindeki etkiyi katalizör oldukları gerçeğine gore kurgulamalı.

Mesaj açık…
Fiyat odaklı, kolay satınalabilme,zahmetsiz lojistik, satış sonrası mesajlar Erkekler için…
Bu mesajlar zevkine ve rahatına düşkün olan erkeklerin kalbine giden direk yoldur.

Neden Erkekler ve Spor, marka reklam stratejilerinde çok konuşulan mecralardır..?.

Bence, erkeklerin kendilerine deşarj olarak gördükleri spor seyir zevki, Markalar için en önemli av sahasıdır.Hemen hemen de TEKdir diyebilirim.O yüzden heyecanlıdırlar,agresiftirler,bazen güler ve çok yoğun bir şekilde sohpetini yaparlar.Kadınların etki alanlarından çıktıklarını düşünürler ama ‘’nasıl bir tuzağın içinde olduklarını bilseler’’. Markalar ve kadınlar tepkiyi etkiye dönüştürme siperinde beklemektedirler.

Kısacası
‘’Anlayışlı bir kadın’’ teoreminin önemi ortaya çıkıyor.

Erkeğe özgü konularda üretim ve satış yapan Markalar, onların hayatını kolaylaştıracak türde mesaj üreterek ikna edebilirler.

Nede olsa Erkek olmak Zor Zanaat…

Marka İçin Erkek…
Yetkin Şekeroğlu

Markalar İçin Kadın….

Kadınlar için marka başlığı ile ilgili bir çok yazı okumuşsunuzdur.
Biraz da tersine bir kurgunun açılımına bakalım istedim.
Anlatım zorluğu hayatımızın farkında olamadan yaşadığımız en temel sıkıntıdır.
En göz önünde olan iletişim sıkıntısı Kadın ve Erkek arasında gibi görünür.
Kadın ‘’Anlayan Erkek’’
Erkek ‘’Anlayışlı Kadın’’
Beklentisi ile geçirir ömrünü.
Tırnak içindeki istemler arasında ciddi anlamda farklılıklar var.
Kadın, kesin hüküm ile bir beklenti içindedir.
Erkek, iki taraflı bir beklenti ile bocalar durur.
Buradan çıkan sonuç ise, Pazarlamada hangi kitleyi etkilemek gerektiğini ortaya çıkarıyor.
Sektör bağımsız, eğer bir kadını etkileyebilir iseniz. Ona kesin hüküm vereceği, mesajlar ile algı desteği sağlarsanız. …Oğlu için,Kocası İçin,Kızı İçin ve çevresi için yönlendirici olacaktır.
%100 erkek hedef kitleye göre bir pazarlama yapmak, her zaman bir bacağı çukurda satış sonucuna dönüşür. Çünkü erkeğin hayatında beklentilerine destek veren veya yön veren bir kadın mutlaka vardır.
Markalar direk ve dolaylı ürün bölümlendirmeleri ile yaptıkları pazarlama faaliyetlerinde. Fark edile bilir ve kalıcı olabilmeleri için mutlaka Kadın üzerine değişken oranlarda destek algısı için bir plan üretmiş olmalıdırlar.
Markalar Doğanın Kanununa Uymalı…
Ne üretirse üretsin, ne satarsa satsın kazanmak istiyor ise GÜÇ Kadında.

Kadın ve Marka
Yetkin Şekeroğlu