İş hayatım boyunca onlarca girişimci ile karşılaştım.Binlerce işletme sahibi müşterim oldu.Birçok iş modelini inceleme birçok işletmenin iç yapısını inceleme şansım oldu.Her işletmenin,her işletme sahibinin birçok uygulama farkı ile karşılaştım.Ama öyle klasik bir planlama anlayışı vardı ki büyük çoğunlukta ortak…Sizlerle bu ortak bakış açısını paylaşmak istedim.
Daha yatırım safhasında başlıyor ortak fikir birliği.Herkes yapacağı işe o kadar iyimser bakıyor ki…Yarını ile ile ilgili o kadar çok iyimser tahminler ve hesaplar yapıyorlar ki…Evet diyorum, bir mutsuz son daha gelecek…
Ha bunu yazarken düşünüyorum benzer bakış açısı bende olmadı mı?
Tabiki evet….
Fakat artık öğrendim mutlu olmanın yolunu.
Bir işe girmeden once klasik bakış açım artık neyi nasıl kaybederim üzerine kurulu.
Eğer kaybedeceğim şeyin ne olduğunu göze alabiliyorsam karar veriyorum.Tamam bu işi yaparım.Sonunda başarı garantisi yok.Hiçbir zaman da, başarırım, şöyle kazanırım, böyle köşe olurum aklımdan bile geçmiyor.
Bu belki işin başlangıcında demotivasyon gibi gelebilir sizlere.Ama değil…Eğer ne yapcağını biliyorsan,ne kaybedeceğini bilirsin.
Kaybettiğin zaman da kaybetmiş olmazsın.Çünkü öngörmüş olmak da insana daha farklı bir haz veriyor.Çoğu zaman bu olumsuz bakış açım bir şeyleri kazanmama engel olmuş olabilir fakat her kaybın ardından öngürmenin verdiği ekstra güven ile tekrar başlayabildim.
Ama bunu hep ne kaybeceğimin hesabını göze aldığımiçin yapabildim.
Ya tam tersi düşünmeye devam edip onlarca kez iyi ve muhteşem hayaller ile başlayım her seferinde kaybetseydim.Hayal kırıklıkları, hele bu hayal kırıklıklarında sorumluluktan kaçıp hep suçu başka şeylere atıp kendimi daha iyi hissetmeye çalışsaydım…
Üzülmeden….yeniden başlama gücü bulabilirmiydim?
Hep ne kaybedeceğimi hesap ediyorum.Kaybettiğimde üzülmemek….Kazandığımda mutlu olmak için….
![youlose[1]](http://www.yetkinsekeroglu.com/wp-content/uploads/youlose1.gif)
